SÜT SIĞIRCILIĞININ PROBLEMLERİ

Süt sığırcılığında başa çıkılması gereken problemler ve karlılığı artırmak için ne yapmalıyız.

TÜRKİYENİN YENİ SIKINTISI YUMRULU DERİ HASTALIĞI

Lumpy skin disease olarak bilinen yumrulu deri hastalığı artık türkiyenin korkulu rüyası haline geldi.

BESİCİLİĞİN PROBLEMLERİ

Ülkemizde hayvancılık yaygın ancak bilinçsiz ve eğitimsiz çalısmalar ailelerin zor geçinmesine neden oluyor.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

Kuzu ve Oğlak Bakımında Nasıl Bir Yol İzlemeli


           Ülkemizde kuzu ve oğlak kayıplarının yaşandığı dönem genellikle ilk 2 haftalık neonatal dönem ancak ölümler 4 aylık yaşa kadar sürebilmekte. Ölümlerin kesin teşhisi için virolojik muayeneye ihtiyaç olup zaman almaktadır.

           Kuzu ve oğlaklarda görülen ishal bize hastalık hakkında tanı için önemli bir ipucu olup buna göre tedavi protokolünü seçebiliriz. Öncelikle ishalden ve semptomlardan tanıya nasıl gideriz onu öğrenelim.

          İshale neden olan başlıca hastalıklarımız colibasilloz, kuzu dizanterisi, enterotoksemi, salmonella, adeno-rota viral enfeksiyonlar, cryptosporodiosiz ve coccidiosiztir. Önceliğimiz bu hastalıkların tedavisiyle uğraşmak değil hastalıkların hayvanlarımıza bulaşmasınız engellemek olmalıdır. Doğru ve bilinçli yapılan bakım-besleme ve ağıl dezenfeksiyonu ile hastalıkların hayvanlarımıza bulaşmasının önüne geçebiliriz.

          Biz hayvanlarımızı iyileştirsekte şunu bilmeliyiz ki hiç hastalığa yakalanmamış bir kuzu ve oğlağın erişkin dönem verimi ile hastalığa maruz kalmış bir kuzu-oğlağın erişkin dönem verimi arasında en az %20 gibi bir yaşam boyu verim kaybı vardır. Yani bir koyun yada keçiden alacağımız et ve süt 100 değil 80 buda bize maddi zarar olarak dönüyor. O yüzden hayvanlarımızı mümkün olduğu kadar hastalıktan korumalıyız.

          Hayvanlarımızı hastalıktan korumak için neler yapabiliriz. Eğer şartlarınız iyiyse ve fazla yeriniz varsa hasta kuzu ve oğlaklarınızı ayrı yerde konaklandırınız. Aksi taktirde dışkısı ve temas yoluyla hastalığı diğer kuzu-oğlaklara bulaştıracaklardır. Yavru bakımlarında hastalara farklı kıyafet ve alet ekipmanla yaklaşmalı biberondu su kaplarıydı yemlikti bu gibi ortak kullanılan karışabilecek ekipmanlarla hastalığı sağlıklı yavrulara bulaştırabilirsiniz. Eğer farklı kıyafet ve ekipman kullanmıyorsanız bakım besleme sırasında sağlıklıları öncelik vererek hastalık etkenlerini hasta yavrulardan sağlıklara geçmesini minimun düzeye düşürmüş olursunuz.


Her şeye rağmen bir şekilde hastalığa yakalanan hayvanlarımız olabilir. Peki hasta hayvanlarımıza nasıl bir tedavi uygulayacağız.

Öncelikle dışkı muayenesi ve klinik bulgulardan hastalığımızı belirleyecek ve koyduğumuz tanıya göre tedavi uygulayacağız. İshalde tedavinin amacı etkenlerin oluşturdu ishali ve semptomları gidererek yavrunun sağlığını geri kazanmaya çalışırız. Bunun için birçok hastalıkta tedavi protokolümüz aşağıdaki uygulamalardan uygun olanı seçerek yaparız


Ağız yoluyla uygulanacak tedavi;
1-Amoksisilin+klavulinik asit 12.5 mg/kg dozda günde 2 kez uygulanabilir
2-Trimethoprim+sulfonamid 30-40 mg/kg doz tercihinin aralığından günde 1 veya 2 kez
3-Neomisin 10-20 mg / kg doz aralığından günde 2 kez
4- Enrofloksasilin 2.5 mg/kg günde 1 kez uygulanabilir.

Yukarıdaki antibiyoktik uygulamalarından biri tercih edilir ve yanında destek tedavi olarak sıvı-elektrolit dengesini sağlamak için serum verilebilir. Serum vermek için hayvanın durumu, dehidrasyon derecesi, depresyon varlığı ve genel durumuna göre karar verilir.


Verilecek sıvıyı Veteriner hekiminizden aldığınız bilgi dışına çıkmadan yapmalısınız. Aksi takdirde kaş yapalım derken göz çıkartabilirsiniz.

Ne olursa olsun internet bilgileri ne kadar doğru olursa olsun her geçen gün yeni hastalıklar ülkemize gelmekte bildiğimiz semptomlar ile bize var olan hastalıkları düşündürebilmektedir. Bu yüzden en doğru tedavi yapmak için Veteriner hekiminize başvurarak kuzu ve oğlaklarınızı tehlikeye atmayın. Bu mesleğe gönül vermiş ve hayvancılıkla uğrasan tüm emekçilere kolay gelsin. Hayatta ve çabanızda başarılar..

Topun Kralı Olmak mı? Bir Kez Daha Düşün!



         Çekilen kısa filmde aslanlarla top oynayan adam görüntüsü akla şu soruyu getiriyor; "Topun kralı olmak mı istiyorsun, cesaretin varsa gel?"

          Hürriyet TV tarafıından yayımlanan videoda aslanlara kafa tutan adam hayatının en zor çalım denemesini ve cesaret isteyen ise koyuluyor. Fazla söze gerek yok hadi videoyu izleyelim


Dünyanın En Yaşlı Kedisi "Poppy"



            İngiltere'nin Bournemouth kentinde yaşayan "Poppy" isimli kedi, dünyanın en yaşlı kedisi unvanıyla Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi.

            Gözleri görmeyen, kulakları da duymayan Poppy'den önce "dünyanın en yaşlı kedisi" unvanı, ABD'nin Kansas eyaletinin Hoyt kentinde geçen sene 23 yaşında ölen Pinky'ye aitti.


            Ömrü boyunca beş İngiliz başbakanı gören Poppy'nin sahibi Jacqui West, kedilerinin iyi bir diyet ve bol egzersiz yaptığını söyledi. 12 ve sekiz yaşlarında iki oğlu bulunan West, "Bol bol yürüyüş yaparak kendini zinde tutuyor ve az yiyor" dedi.

           West, Poppy'nin beslenme alışkanlıklarını anlatırken, "Sabahları bisküvi yer, daha sonra ise konserve. Bazen ona kızarmış tavuk, balık ve pazates kızartması da veriyoruz. Hatta nadiren kebap verdiğimiz de oluyor" ifadesini kullandı


            Tarihteki en yaşlı kedi ABD'nin Teksas eyaletinin Austin kentinde 38 yıl ve üç gün boyunca yaşamış olan "Creme Puff" idi.

Ülkemizde Besi Sığırcılığını Nasıl Geliştirebiliriz


          Ülkemizde besi sığırcılığı denince ilk akla gelen Kurban Bayramı ve kurbanlıklar gelmekte. Bu anlayış ile besiciliğin çok karlı ve uçuk fiyatlarla döndüğü düşünülmekte. Ancak gözden kaçan bir şey var ki o da hayvancılığın sadece kurban pazarından ibaret olmadığı ve gelirin giderleri zar zor karşıladığı hatta çoğu zaman giderlerin karşılanamadığı gözlenmektedir.

          Memleketimizin insanının bu işin eğitimini almadan babadan gördüğü gibi bu işle uğraşması nedeniyle ve herhangi bir öğrenim çabasına girmediği için eski usulde bu işe devam etmekte ve bu da kayıpların artmasına kar-zarar indeksini zarar paritesine çekmekte.

         Türkiye'de besicilik yapmak istiyorsanız eğer önce bulunduğunuz ortama uygun en iyi işletmeyi-damı-merayı seçmeniz gerekmekte. İşletme şeçildikten sonra veya mevcut olan işletme göz önünde bulundurularak besiciliğe nasıl bir izleyeceğimiz seçilmeli. Bu yollar örneğin besiciliğe doğumdan itibaren mi, sütten kesimden mi ya da belirli bir yaşı tamamladıktan sonra mı (5-6 ay gibi) başlayacağımız.

          Eğer besicilik yapacaksanız göz önünde bulundurmanız gereken bazı kurallar vardır.
  • Buzağı sütten kesime kadar olan dönemde ne kadar iyi bakılırsa o kadar iyi gelişim gösterir.
  • Buzağının hastalık geçirmesi; gelişmesinde ve verim yeteneğinin düşmesine neden olmakta,
  • Buzağı beslenme kısmında en yüksek maliyetle en az gelişmenin kaydedildiği dönem olduğu,
  • Seçilecek buzağı veya danaların pedigrisinin istediğimiz özellikleri yansıtması,
  • İşletmede taşımacılık ve bakım sırasında hayvanların mümkün olduğunca stresten uzak tutulması gerektiği,
  • İşletmede çalışan personelin eğitimin yeterli kalitede olması ve düzenli seminerler düzenlenmeli, işçilerin hayvan davranışları hakkında bilgilendirilmelidir.


        Türkiye de kayıplarımızın bir çoğu işletmelerin genelde aile işletmesi olması ve hayvanlara yeterli özenin ve bakım-besleme şartlarının tam olarak yerine getirilmemesinden kaynaklanmakta. Bunun önüne geçmek için bilinçli bir işletmecilik yapılmalı, gerekli durumlarda iş uzmanlarına danışılmalıdır.

        Bir diğer önemli konuda hastalıklardır. Eğer hayvanlarımızın hastalanmaması istiyorsak asılama programı oluşturmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Hastalıklardan dolayı kayıpların %10 seviyesine ulaşması işletmenin geleceğini tehlikeye atmaktadır. Doğru ve güvenilir bir aşılama ile bu kayıpları %2-3 düzeylerine indirmeli hem verim hem de mortaliteyi büyük oranda azaltarak maddi kayıpların önüne geçmiş oluruz.


         Bu memlekete gönül vermiş ve kalkınmasında çabalayan tüm meslek ile uğraş içindeki arkadaşlarıma başarılar dilerim. İyi çalışmalar.





Günümüzde Süt Sığırı Yetiştiriciliğinin Sorunları



            Süt sığırı yetiştiriciliğinin başta gelen problemleri öncelikle ayak problemleri, fertilite de meydana gelen sorunlar ve mastit.

            Süt sığırcılığının bence en önemli problemi ayak problemleri. Neden diye sorarsanız eğer; ayak problemi yaşayan sığırlar yürümede zorluk çekiyor, yeme istek azalıyor, hareket kısıtlanıyor ve ayak problemi yanında bir çok problemin oluşmasına neden oluyor. Ayak problemlerinde göz ardı edilmemesi gereken konu ise metabolik hastalık olan Asidoz' dur. Çünkü asidoz dermatite neden olarak topallıklara büyük oranda zemin hazırlamaktadır.


           Süt sığırcılığının diğer problemi ve kar marjini düşüren en önemli konu ise İnfertilite. Fertilitede meydana gelen tüm gecikmeler yavru almada gecikmeye ve hem süt verimden yeteri kadar faydalanamama hem de gereksiz besleme sonucu fazla gidere neden olup süt ineklerinin karı olarak görülen yavruyu alamamaya neden olmakta. Süt sığırcılığında geç alınan veya alınamayan buzağı demek, süt veriminde azalma, işletmenin rotasyonunu iyi sağlayamaması ve kayıp olarak göz önünde bulundurulur.


          Diğer nedenimiz mastitis ise süt meme dokusunun yangılanması demektir. Mastite yakalanan hayvanlardaki işletme için sıkıntı ise bu probleme yakalanan hayvandan bir daha verebileceği maksimum süt veriminden yararlanamamak olarak karşımıza çıkar. Mastite yakalanan hayvan sağım dönemi boyunca bir daha pike ulaşamadığı gibi bir de mastit olduğu sürece süt veriminden yararlanamıyoruz. Mastitte dikkat etmemiz gereken konu sığırlarda meme yapısının 4 lobdan oluştuğu unutulmamalı ve bir meme lobunun hastalanmasının diğer lobların hastalıklı olduğunu göstermediğidir. Bu loblar birbirinden ayrıdır ve doğru bir bakım koşullarında diğer meme loplarının hastalanmadan çıkarmak mümkündür.


          Süt sığırcılığı işletmelerinde ki sıkıntılar bunlarla bitmiyor tabiki. Çalışanların bilinçsizliği, tecrübesizliği, hayvanlara karşı gaddarca davranışlar, prosedürlere uymama gibi bir çok sıkıntı işletmede göze çarpmayan ancak maliyetin artmasında en büyük faktörlerdir.

          İyi bir işletme yöneticisi veya sahibi olmak istiyorsanız her üç ayda bir çalışanları bilinçlendirme ve eğitim seminerleri yapmalı prosedürlerin önemi ve hayvanlara karşı davranışları öğretmelisiniz.

          Doğru bir işletme yöneticisi arıyorsanız bu tabiki bu işin eğitimini almış Veteriner Hekimleri tarafından sağlanabilir. Hekimlere vereceğiniz fazla para size kayıp olarak değil karda artış olarak gelecektir. Bunu işe alımlarda göz önünde bulundurarak personel şeçimi yapmalısınız.


         Memleketimiz için tüm işletmelere başarılar dilerim.


Öğrencilik Hayatımın Son Ayları


          Üniversite hayatı uzun bir maraton ama iki bölüm var ki bu bölümlere uzun değil çok uzun bile kısa geliyor. Bir Tıp Fakültesi hepimizin tahmin edeceği gibi, bir diğeri ise Veteriner Fakültesi. Çok uzun bir maraton koştum, ve sonunda sonuna çok yaklaştık neredeyse bitti diyorum her gün kendime.


          Üniversite öğrenciliğim sona ererken bu yıl hiç yapmadım şeyler yaptım mesela okulu ekmek gibi, eğlenmek için vakit ayırmak gibi. Siz belki okulu bile ekemiyor musun diye sorabilirsiniz! Ama bu fakülteyi bilen bilir bide Uludağ Üniversitesinde Veterinerlikte okuyorsanız ya okulu uzatırsınız ya uzatırsınız. Çıkarı yoktur okulu ekmenin bu bölümde. Bu bölüm insanı öyle hapsediyor ki hiç unutmam 3 sınıftı sosyallik dış dünya o kadar uzak ki bir gün öğleden sonra ki ders iptal olmuş hoca Kayseri ye gitmiş, dedim çocuklara hadi bir şeyler yapalım bu fırsat yıllardır gelmiyor çocuklar söyle bir yüzüme baktılar o an anladım ki bu fakülte insanın içinden gençliğini hayallerini yaşama sevincini koparıp alıyor. O gün nemi yaptık oda bende saklı kalsın :) .


          Her neyse iyi kötü bir fakülteyi bitirmek üzereyim. Bu çarşamba seminer sunacağım, biraz heyecanlıyım. Fakültenin en zor bölümü en zor hocasından bitirme ödevini aldım. Sanırım öyle böyle bir şeyler yapacağız bu dertte bitecek inş. Bu yıl son dönem her şey güzel gidiyor okula artık her sabah erkenden kalkıp gitmeyi ben istiyorum artık tam bir kenetlenme tam bir sosyallik yaşıyoruz. Sanki okul 5 yıl boyunca bizden aldıklarını bol bol veriyormuş gibi. Sanki özür diler gibi mutlu ediyor bizi." Umarım arkadaşlarım içinde bu geçerlidir."


           Mesleğe atılırken heyecan ve sabırla gelecek planları yapıyor aklımızca bişeyler hedefliyoruz. Umarım meslek hayatım boyunca nice canlar kurtarır, insanlarımıza kaliteli bir yaşam için gerekli şartları sağlama çabamız ile sağlıklı mutlu bir nesilin gelişmesinde faydada bulunabiliriz. Bu arada eğer Veteriner Hekimi olmak istiyorsanız bunu gerçekten istiyorsanız bu bölümü seçin çünkü çok zorluklar sizi bekliyor olacak burada.


          Buradan tüm hocalarıma yaptıkları abiliklerden, cana yakın davranıslarından, bize hocalıktan çok bir meslektaş gözüyle baktıkları için Teşekkür etmek istiyorum. Sağ olun her şey için

           ŞakaMaka okulda bitti be ..

Vesba 2014 Başladı


           Uludağ Üniversitesi Öğrencileri olarak başlatılan ve büyük beğeni ve katılım gören Vesba bu yılda dolu dolu ve tam kapasite ile dur durak bilmeden yoluna devam ediyor.

           Bursa Veteriner Hekimleri Odası ve Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğrencileri olarak, 13-16 Mart 2014 tarihinde ulusal çapta veteriner hekim öğrencilerine ve bu alanda kariyer yapmak isteyen herkese yönelik ve çeşitli alanlarda veteriner sektörünü bir araya getirecek olan "Veteriner Hekimliğe Sektörel Bakış" programını düzenleniyor.



           Veteriner hekim öğrencilerine ve bu alanda çalışma yapmak isteyen herkese hitap edecek, 800 katılımcı sayısıyla Türkiye'nin en büyük öğrenci organizasyonu olan VESBA programı sayesinde; Türkiye’nin dört bir yanında bulunan sektör temsilcilerini, veteriner hekimler ile veteriner hekim adayları arasında iletişimi ve dayanışmayı artırmayı, veteriner hekimleri ve veteriner hekim adaylarını bir araya getirmeyi, tüm iş çevresiyle olan bağlantıları güçlendirmelerini, sosyal ve kültürel yönden kaynaşmalarını sağlamayı amaçlanmakta.

           Vesba hakkında geniş bilgi ve yardım almak için Vesba 'nın SAYFASINA bakabilirsiniz.

Vesba dan ilk görüntüler yayınlandı..

Suriyeli Muhaliflerden Pes Dedirtecek Olay!!


          Times gazetesinde bugün yer alan bir haberde, Suriye'nin başkenti Şam'ın dış mahallelerinde abluka altında kalan muhaliflerin açlıktan hayvanat bahçesinden aldıkları bir aslanı kesip yedikleri belirtiliyor.

          Haberde, El Karya el Şama hayvanat bahçesinden alındığı söylenen ve bir deri bir kemik kaldığı olduğu görülen aslanın kesim görüntülerinin muhaliflere ait internet sitelerinde görüldüğü vurgulanıyor.

         Gazete, Suriye Ordusu'nun Şam'ın doğusundaki Guta bölgesine uyguladığı ablukanın altı aydan uzun bir zamandır devam ettiğini söylüyor ve bölge halkının gıda kıtlığı yaşandığını anlattığını belirtiyor.

          Times, geçen ay da din adamlarının bölge halkının normal koşullarda yenilmesi haram sayılan kedi, köpek ve eşek gibi hayvanları yiyebileceğini bildiren bir fetva verdiğini de hatırlatıyor. Gazete ayrıca kuşatma altındaki halkın yaprak ve baharatlarla tatlandırılan kaynamış suyla hayatta kalmaya çalıştığını söylüyor.

Türkiye nin Yeni Hastalığı "Lumpy Deri Hastalığı "


         Pseudoürtiker , examthema nodular görüntüde bir deri hastalığı. Virüs enfekte hayvann nasal , lakrimal akıntılarında ve spermasında bulunuyor ve bu yolla saçılımı gerçeklesiyor.

         Hastalık hayvanlarda abort, süt veriminde düsüş, mastitis, fertilite kaybı, topallık ve deri kaybı olarak maddi kayıplarının sekillenmesinde primer rol oynuyor.

        Klinik olarak hayvanlarda 1 haftayı bulan yüksek ateş, yüzlek lenf düğümlerinde lenfodenopati, topallık, oküler-nasal akıntı, salivasyonda artıs, bir hafta ile 10 gün arasında tüm vücütta nodüller olusur, lezyonlar tüm vücutta şekillenebilir. Ayrıca nodüllerde fistüllesme şekillenebilir.


        Hastalığın tedavisinde henüz tam bir tedavi bulunmus değil. Klinik belirtileri gidermek için ve sekonder hastalıkları önlemek için uygulamalar yapılabilir.

Sahada Gözlemlediğimiz Sığır Olayları "İnterdigital Dermatitis"

İnterdigital Dermatitis li sıgırdan
 
         Öncelikle Türkiye' mizde çokça rastlanan, yüksek süt verimi ile bizlere büyük problemler yaratan hastalık olan interdigital dermatitis görüntülerini sizlerle paylaşmak isterim.
        Beslenme probleme , metabolik asidoz , yüksek süt verimi , bakım ve besleme koşulları gibi birçok etkenin neden olduğu interdigital dermatitis ineklerimizde büyükçe bir süt kaybına neden olmaktatır.
        Bu rahatsızlığın önüne geçmek için koruma ve kollama prosedürleri yapılmalı, hayvanlarımızın beslenme ve bakım koşulları sürekli takip edilerek iyileştirilmelidir.
        Tohum seçerken dermatitis e karşı üstün ırkları secmekte bir secenek. Bu seçeneği unutmamak gerekir.







 
Tedavi için gerekli bilgiler ilerleyen zamanda İnterdigital Dermatitis konusu paylasıldığında sizlere ulasmıs olacaktır.
 
Resimleriyle bizlere katkıda bulunan Ramiz dostuma teşekkür etmeyi bir borç bilirim.
 

İnfeksiyöz Canine Hepatitis "Blue Eyes"

            Canine adenovirus 1 (CAV-1) adlı virüs tarafından enfeksiyon oluşturulmaktadır.

           Enfeksiyonun bulaşmasında Enfekte hayvana ait Idrar, dışkı ya da salya başlıca kaynaktır. Karaciğer, böbrekler, dalak ve akciğer ana hedef organlardır. Kuluçka süresi 4-9 gündür. ateş (40 ° C) 'dir. Ateş kısa süreli ise, lökopeni diğer tek belirtisi olabilir, Ateş orantısız taşikardi oluşabilir. Ateşin artışından bir gün sonra, lökopeni geliştirir ve ateşli dönemi boyunca tablo kendini korur. Lökopeni derecesi hastalığın şiddeti ile ilişkili olarak değişir . anoreksi, susuzluk, göz ve burunda seröz akıntı konjunktivit, ve bazen karın ağrısı ve kusmadır. Oral mukozada yoğun hiperemi veya peteşiler görülebilir tonsillerden olaydan coğu kere etkilenmiştir. Bozulan Pıhtılaşma zamanı doğrudan hastalığın şiddeti ile ilişkilidir. MSS tutulumu nadir olmakla birlikte, ciddi enfekte köpekler parezi sonuçlanan ön beyin hasarı, beyin sapı kanamalar, gelen konvülsiyonlar gelişebilir, Hafif vakalarda, geçici korneal opasite( mavi göz) hastalığın tek belirtisi olabilir.


           Kronik hepatit maruz kaldığında pasif antikor düzeyleri düşük olan köpekler gelişebilir. CAV-1 ve distemper virüsü(köpek genclik) enfeksiyonu ile eş zamanlı olarak da görülebilmektedir. Özellikle barınak hayvanlarında çok sık karşılaştığımız bir durumdur. Biyokimyasal olarak Üre, Creatine ALT ve ALP artışı yanı sıra bilirubin, safra asitleri ve globülin ve kan albümin ve kırmızı kan hücrelerinde azalma gösterir.

 
           Tedavi şekli hedeflenirken, büyük ölçüde destekleyici ve spesifik olmayan sadece semptomatik olarak secilir. Genellikle iv sıvı tatbik edilmesini içerir. Düşük kan şekeri (hipoglisemi) vakaları düzeltmek için gerekirse glukoz, Köpek pıhtılaşma bozuklukları nedeniyle rahatsız ise tam kan ya da plazma transfüzyonu verilebilir. Mide rahatsızlığı (gastroprotectants) yatıştırmaya kusma (antiemetik) ve ilaçların yan etkilerinide azaltmak için ilaçlar uygun olabilir. Tabii ki, köpek her zaman taze su olmalı konforlu ve sıcak bir yerde tutulmalıdır. Bu dönemde iyi beslenme desteği de önemlidir. yüksek kaliteli protein bileşemleri ile sık sık küçük, lezzetli yemekler önerebiliriz.

            Seconder enfeksiyonlarıda engellemek için antibiyotiklerde kullanılmalıdır. Ayrıca diyet özellikle kronikleşen durumlarda oldukça önemlidir. Kronik hasta köpeklerin beslenmesinde, yüksek karbonhidrat, yağ ılımlı bir miktar içeren, yüksek lifli diyetler önerilebilir. Tedavi prosedüründeki ilaç ve öneriler listesi uzatılabilir. Köpeğin o anki durumu ve ihtiyaçlarına göre yeniden de gözden geçirilip değiştirilebilir. Esas sorunuz olan hastalığın prognozunda süreç hastalığın şiddetine bağlıdır. Çok şiddetli enfeksiyon ani (akut) başlangıçlarda genellikle prognoz kötüdür. Ölüm oranı bu köpeklerde cok yüksektir. Hatta belirtilerin başlamasından birkaç saat içinde ölebilir. .Köpek, güçlü bir bağışıklık sistemine sahipse bu viral enfeksiyon için iyi bir antikor tepkisi verebiliyorsa tam iyileşme mümkün olabilir.


              Karaciğer metabolizması, detoksifikasyon, enerji depolama ve kan protein sentezinde önemli bir rol oynar. Aynı zamanda sindirime yardımcı olan safra üretir. Hayvanın karaciğeri çok büyük bir rezerv kapasitesi vardır. Hastalık belirgin hale gelmeden önce bile karaciğerde ve böbreklerde ağır hasara yol açar CAV-1 ile enfeksiyonun da virüsü yok edecek bir tedavi yokluğundan dolayı yapabileceğiniz en İyi bakım ile köpeği desteklemek, damardan sıvı ve ilaç karaciğer üzerindeki iş yükünü hafifletmek olmalıdır. Bu hastalıkta karaciğerin etkilenmesi oldukca sıktır. Bakım durumuda verdiğiniz anemnez ve belirtiğiniz karaciğer ezim seviyeleri ışığında Malesef ki Kronik karaciğer yetmezliğinden söz edilebilir Kronik hepatit köpeklerde sık görülür. Akut hepatitlerde tam iyileşme görürken Ne yazık ki kronik hepatitte bir durum giderek kötüleşir zamanla aktif karaciğer hücreleri sürekli yıkımlanarak yerine skar doku meydana geliyor demektir. Bu oyada siroz da denir. Kronik aktif hepatit belirtileri oldukça değişkendir. En sık görülen belirtileri iştahsızlık ve ishal uyuşukluk halidir. Hayvanlar sıklıkla su içtiği ve daha fazla idrara çıkma görülür. Hastalık ilerledikçe, birçok durumda ve diş etleri, cilt ve göz sarımsı(sarılık) bir karında şişkinlik sıvı (asites) gelişir. Bazı durumlarda hastalık sinir sisteminde etkilenirki paralizler, nöbet, koma, ve ölüme kadar ilerleyebilir Acıkcası hepatik enzim seviyeleri kronik hepatit hakkında tatmimkar bilgiler versede prognozda karaciğer biyopsisi ile hastalığın durumu daha net aydınlatılabilir. Karaciğer rejenerasyonu teşvik etmek için henüz ilaçlar yetersizdir. Bu nedenle oluşacak sirozun tedavisi oldukça zordur.


               Kronik hepatitde Prognoz kötü olarak değerlendirebiliriz. Bu aşamada artık köpekler genellikle damardan(ıV) sıvı ve genel destekleyicileri kullanmaktan başka yapabileçeğimiz bir uygulama yoktur. . Biz sık sık antibiyotikler, anti-inflamatuar ajanlar ve düşük proteinli diyetler uygusak da sonuç genelde aynıdır. Hastanı kaybedilmesi karaciğer yetmezliğinden olmaktadır. Burada süre vermek imkansızdır.. Kronik vakalarda prognoz yine söylediğimiz gibi zamana yayılarak kötüleşmektedir. Yapılması gereken sadece rutin kontrollerle karaciğerin izlenmesi ve geri kalan yaşamında ağrısız ve daha konforlu bir yaşam sürdürmesinin sağlanması olmalıdır.

Hayvanlara Alemine Bide Bu Gözle Bakın


        Çocukları daha bebekken zehirliyoruz. Dandini dastana danalar girmis bostana