DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE YÜKSEK ÖĞRETİM

Dünyada üniversitelerin ortaya çıkışı
* M.Ö. 600’lü yıllar- Yunan Uygarlığında
“Academy” - “Lyceum” - “Museum”
Bologna (1088)-Paris (1160)- Oxford (1167) Üniversiteleri

* Orta Çağ’da
“üniversitas”: belli bir amaç için bir araya gelmiş topluluk

* 14’üncü yüzyıldan sonra “üniversitas” tamamen eğitici ve öğrencilerin topluluğu

Orta Çağda 9 ve 12’nci yüzyıllar arasında yüksek eğitim ve öğretim, katedral okullarında yapılıyor ve papazlar tarafından yürütülüyordu. Üniversiteler ortaya çıkıncaya kadar bu okullar Batı’daki en önemli kültür merkezi durumundaydılar. İlk üniversite kabul edilen Bologna Üniversitesi aslında bir öğrenci loncasıdır. Bologna Üniversitesi 1088’de hukuk eğitimi yapmak için kurulmuş; gelişmesini sürdürürken çeşitli bölümlere ayrılmıştır. Bir yıl sonra tıp ve felsefe fakülteleri eklenmiştir.


Bologna Üniversitesinde öğrenci örgütü etkin ve rektör öğrenciler arasından seçilirdi. Üniversite içerisinde yer alan öğrenci loncaları (bugünkü meslek odaları karşılığı kullanılabilir) yöneticileri de üniversite yönetiminde rektörle birlikte yer almaktaydı. Bu örnek daha sonra İtalya’da
bulunan diğer üniversitelerde de kabul görmüştür.

TÜRKİYE’DE ÜNİVERSİTELERİN ORTAYA ÇIKIŞI
Medreseler: Ders çalışılan yer demektir. Genellikle bir avlu çevresinde sıralanmış odalardan oluşan medreseler, sonraları camilerle birlikte bulunmaya başlamış, islam dini esaslarına uygun bilgilerin okutulduğu okul anlamını kazanmıştır.

Medreselerin en önemlisi Nizamiye Medresesi yalnız dinsel bilgilerin değil, aynı zamanda riyaziye (matematik), heyet (astronomi) gibi derslerin de okutulduğu bir eğitim kurumudur. Avrupa’da benzer kurumların daha sonraki yıllarda kuruldukları göz önüne alındığında Nizamiye Medresesi ilk üniversite kabul edilebilir. Osmanlı İmparatorluğunda 18’inci yüzyıl sonlarında Avrupa düşünce sisteminin etkinliğinin arttığı görülür.

Bu gelişme içerisinde kısmen III. Selim (1789-1807), büyük ölçüde II. Mahmut (1808-1839) döneminde öğretim sisteminde reformun ilk adımları atılmıştır. Abdülmecit (1839-1861) özellikle eğitim alanındaki reformlara öncelik ve önem vermiştir. Bu düşüncelere paralel olarak ;
1845- Geçici Eğitim Komisyonu (Meclis-i Maarif-i Muvakkat) kurulmuş ve iki önemli karar alınmıştır. ·Darülfünun kurulması kararı ·Eğitim Meclisi kurulması kararı

1924- TBMM’nin kabul ettiği bir yasa ile Darülfünuna tüzel kişilik kazandırılmış; karma bir bütçe ile yönetimi sağlanmış, bilimsel özerklik, idari ve mali özerklikle desteklenmiştir.

İstanbul Darülfünunu'nda, 1912 yılından itibaren çeşitli kanun ve talimatnamelerle zaman zaman idari değişiklikler yapılmışsa da bunlar yeterli değildi. Nihayet bu müesseseyi köklü bir reformla tam bir Avrupa üniversitesi tarzında kurmaya karar veren Cumhuriyet Hükümeti, İsviçreli Profesör Albert Malche’i Türkiye’ye getirtmiş ve Darülfünun hakkında bir rapor hazırlatmıştır. Malche, Darülfünunun tüm dallarında yaptığı incelemeler sonucunda eksiklikleri belirtmiş; yeni ve çağdaş nitelikler taşıyan bir üniversiteye geçmenin zorunlu olduğunu vurgulayarak, yapılması gereken işler için de çeşitli öneriler getirmişti.
1933- İstanbul Üniversitesi ve Yüksek Ziraat Enstitüsü (Tabii İlimler, Ziraat, Baytar, Ziraat Sanatları, Orman) kuruldu. İstanbul’daki Yüksek Veteriner Okulu da YZE oluşumuna katıldı.
1946- 4936 sayılı Üniversiteler Kanunu yürürlüğe girdi ve Cumhuriyetin ilk üniversitesi olan Ankara Üniversitesi kuruldu. (Hukuk-Dil ve Tarih-Coğrafya-Fen-Tıp)
1948- Veteriner Fakültesi Ankara Üniversitesine katıldı.
Çeşitli üniversite yasaları çıkartılmış; 6 Kasım 1981’de çıkartılan Yükseköğretim Kanunu (2547 sayılı) bugün hala geçerli. Kanunla, bütün yüksek öğretim kurumları Yükseköğretim Kuruluna bağlanarak tüm çalışmalar bu kurumun denetimi altına alınmıştır.

Tanımlar

Eğitim:
1) Belli bir bilim dalı veya sanat kolunda yetiştirme, geliştirme ve eğitme işi.
2) Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme.



Öğretim:
1) Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim.

2) Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve
kılavuzluk etme işi.


Öğrenim:
Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma, tahsil.


Eğitim: Bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik (olumlu) değişiklikler meydana getirme sürecidir. Öğrenme: Bireyin çevresiyle etkileşimi sonucu kendisinde oluşan nispeten kalıcı izli davranış değişmeleridir. Öğretme:1) Bireyin öğrenmesini sağlama eylemidir. 2) Herhangi bir öğrenmeyi kılavuzlama veya sağlama faaliyetidir.

Tanımlardan da anlaşılacağı gibi, öğrenme ve öğretme aynı sürecin iki değişik noktadan görünüşleridir. Buna davranış değiştirme süreci denebilir. Bu sürece, davranış değişmesini sağlayan dış kaynak açısından bakıldığında olup biten şey “öğretme”, davranışı değişen birey açısından bakıldığında olup biten şey ise “öğrenmedir”. Eğitim literatüründe “öğretme-öğrenme süreci” denilmektedir. Bu sürece her ikisini kapsayacak biçimde “öğretim” adı verilmektedir.

İlköğretim: Birkaç öğretim basamağından oluşan örgün eğitim sisteminin okuma yazmayı, aritmetiği, iyi bir yurttaş olmak için gerekli temel bilgi ve becerileri kazandıran sekiz yıllık basamağı.

Orta Öğretim: 1) İlköğretimden geçtikten sonra öğrenimini sürdürmek isteyen öğrencileri daha üst öğrenime veya teknik ve meslek alanlarında hazırlamak için planlanan öğretim.
2) İlköğretim ile yüksek öğretim kurumları arasında yer alan, genel okulları, teknik ve meslek okullarını yönetmek görev ve sorumluluğu yüklenmiş bulunan kuruluş.


Yüksek Öğretim: Milli eğitim sistemi içinde, orta öğretime dayalı, en az dört yarıyılı kapsayan her kademedeki eğitim-öğretimin tümüdür.

Yüksek Öğretim Kurumları: Üniversiteler ile ileri teknoloji enstitüleri ve bunların bünyesinde yer alan fakülteler, enstitüler, yüksekokullar, konservatuvarlar, meslek yüksekokulları ile uygulama ve araştırma merkezleridir.

Üniversite: Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip yüksek düzeyde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapan; fakülte, enstitü, yüksekokul ve benzeri kuruluş ve birimlerden oluşan bir yüksek öğretim kurumudur.



Fakülte: Yüksek düzeyde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan; kendisine birimler bağlanabilen bir yüksek öğretim kurumudur.

Enstitü: Üniversitelerde ve fakültelerde birden fazla benzer ve ilgili birim dallarında lisansüstü eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve uygulama yapan; bir yüksek öğretim kurumudur.

Yüksekokul: Belirli bir mesleğe yönelik eğitim-öğretime ağırlık veren bir yüksek öğretim kurumudur.

Meslek Yüksekokulu: Belirli mesleklere yönelik ara insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan dört yarı yıllık eğitim-öğretim sürdüren bir yüksek öğretim kurumudur.


Meslek Yüksekokulu ÖN LİSANS

Yüksekokul LİSANS
Fakülte

Enstitü LİSANS ÜSTÜ
Öğretim Elemanları Yüksek öğretim kurumlarında görevli öğretim üyeleri, öğretim görevlileri, okutmanlar ile öğretim yardımcılarıdır.
Öğretim Üyeleri:
Profesör-Doçent-Yardımcı Doçent

Öğretim Görevlisi:
Ders vermek ve uygulama yaptırmakla yükümlü öğretim elemanlarıdır.

Okutman:
Eğitim-öğretim süresince çeşitli öğretim
programlarında ortak zorunlu ders olarak
belirlenen dersleri okutan veya uygulayan
öğretim elemanlarıdır.

Öğretim Yardımcıları:
Yüksek öğretim kurumlarında belirli süreler
için görevlendirilen araştırma görevlileri,
uzmanlar, çeviriciler ve eğitim-öğretim
planlamacılarıdır.

Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder