SÜT SIĞIRCILIĞININ PROBLEMLERİ

Süt sığırcılığında başa çıkılması gereken problemler ve karlılığı artırmak için ne yapmalıyız.

TÜRKİYENİN YENİ SIKINTISI YUMRULU DERİ HASTALIĞI

Lumpy skin disease olarak bilinen yumrulu deri hastalığı artık türkiyenin korkulu rüyası haline geldi.

BESİCİLİĞİN PROBLEMLERİ

Ülkemizde hayvancılık yaygın ancak bilinçsiz ve eğitimsiz çalısmalar ailelerin zor geçinmesine neden oluyor.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali


           Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.
Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.

            Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.


            Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.

              Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.
Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Türkiye Şap Hastalığının Yeni Şusu ile Savaşıyor


            Son zamanlarda Türkiye'nin neredeyse her ilinde epidemik olarak şekillenen Şap hastalığı, yetiştiricilere büyük zararlara yol açıyor.

            Şap hastalığında ölümlerin nadir olmasına rağmen, şu terimi kullanmamız sanırım doğru olur; Öldürmüyor süründürüyor. Çünkü bu hastalık hayvanlarda verim kaybına yol açıyor ve bu hastalığa yakalanan hayvanların pick seviyelere ulaşması artık şekillenmiyor.

            Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ilaçlama yapmıyor mu? Diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Evet yapıyor. Hatta hastalık şekillenmeden kısa bir süre önce aşılamalar başlamıştı. Ancak yapılan aşılamalar Türkiye de mevcudiyetini bidliğimiz şuşlar üzerineydi.

            Yapılan incelemeler sonucu Şap hastalığına yol açan yeni virüsun "A Nepal 84" şuşu olduğu söylenmekedir. A Nepal Şap virusu Van da yapılan incelemelerde 29 Eylül 2015 te tespit edilmiştir.


             Türkiye Veteriner Hekimler Birliği tarafından yapılan açıklamada böylesine büyük salgınları Tükiye ye yakışmadığına değinildi. Yazının devamı için tıklayınız.

KAMUDA VETERİNER HEKİMLERE YER AÇILACAK MI!!



            Türkiye de kamu şektöründe Veteriner Hekim İstihdamı maalesef çok düşük düzeylerde. Türkiye genelinde yetersiz Veteriner Hekim sayısı yüzünden ülkemizde ki hayvan populasyonu bir türlü düzene sokulamıyor. Veteriner Hekimlerin olması gereken konumlarda Zooteknistler, Gıda Mühendisleri bulunduğu ve bir Veteriner Hekim bilgi ve becerisine sahip olamadığı için ilermeye çalışılan hayvansal konular sürekli gerilemede ve ülkemiz sürekli hayvansal ürünlerde ithalata yönlendirilmekte.

           Kamuda yeterli Veteriner Hekim alımı ve doğru konumlara yerleştirilerek, söz sahibi Veteriner Hekimler olduğu takdirle ülkemiz eski günlerine dönebilecek ve Canlı Sığır ithal etmek yerine kısa sürede ihraç etmeye başlayacaktır.

           Çoğu Veteriner Hekim ve adayları geçen günlerde CHP tarafından bir yasa tasarısı verildi ve burada 2000 adet Veteriner Hekim istihdamı önerisi sunuluyordu. Bu sunumu M.Mehdi EKER tarafından geçen yıllarda yapılan konuşmaya dayanarak verildiği açıklandı. M.Mehdi EKER Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının personel sayısının yetersiz olduğunu ve 2000 civarı Veteriner Hekime ihtiyaç olduğunu bildirmişti.

Kuş Gribi Hortladı !!!


            Balıkesir Valiliğinin almış olduğu karantina sonrası tüm Türkiye Kuş Gribi vakasıyla yankılandı. Türkiye de Kuş gribi tekrar patladı mı? Son durum ne?

            Balıkesir ve bazı ilçelerde kuş gribi vakalarına rastlanılmış olup o bölgelerde İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gerekli dezenfeksiyon işlemleri yürütülmüş ve bölge kanatlı hayvanları imha edilmiştir.


            Bilindiği üzere bu hastalık sonucu telef edilen tüm hayvanların maddi kayıpları devlet tarafından karşılanmaktadır.

           Kuş Gribi nedir? Nasıl Bulaşır? İnsanlar için bir tehlikesi var mıdır? Artık tavuk yemeli miyiz? Soruları herkesin dilinde ve doğal olarak merak etmekteyiz. İşte sorularınızın cevapları;


    * Kuş gribi H7N9 influenza tarafından kanatlı hayvanlarda ölüme yol açan bir virüstür.
    * Kuş gribi hasta kanatlıların birbirleriyle teması aynı bölgede bulunmaları sonucu ve iyi dezenfekte edilmemiş ekipmalar ile kanatlı hayvanlara bulaştırılmaktadır.
    * Virus normalde insanlar için hastalık yapıcı bir özelliği yoktur. Ancak, hastalığa neden olduğu bazı olgular şekillenmiştir. İnsandan insana bulaşma gibi bir duruma rastlanılmamıştır.
    * Hastalığın etkeni iyi pişirilmiş tavuk etlerinde yaşayamamaktadır. Yani iyi pişirmiş olduğunuz tavuk etinizi afiyetle yiyebilirsiniz. 

Veteriner Hekimlikte Uzmanlık




            VETERİNER HEKİMLİKTE UZMANLIĞIN ÖNÜNÜ AÇAN YASAL DEĞİŞİKLİK RESMİ GAZETE'DE YAYINLANDI.

             6569 sayılı "Türkiye Sağlik Enstitüleri Başkanlığı Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" bu günkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

             Yasa da yer alan bilgilere göre uzmanlık eğitimi için en az eğitim süresi 3 yıldır. Uzman eğitimi ile ilgili birim ise Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığıdır.

             Kanunun 18. 25. ve 30. maddelerinde veteriner hekimlikte uzmanlıkla ilgili hükümler yer almaktadır. 25 ve 30. maddelerde 2547 sayılı kanunda değişiklik yapılarak tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimlerine veteriner hekimlikte uzmanlık da eklenmiştir.

             Bu değişiklikle, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının çıkartacağı yönetmelik kapsamında, veteriner hekimlerin ünversitelerde uzmanlık eğitimi almaları sağlanmaktadır. 18. madde ise, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına bağlı enstitülerde veya sözleşme yaptığı enstitülerde veteriner hekimlerin de uzmanlık eğitimi almalarına izin vermektedir.

            Bu maddelerin yasalaşmasını sağlayan başta Sayın Bakanımız Meslektaşımız Dr.M.Mehdi EKER olmak üzere Bakanlık bürokratlarına, mesleğimiz ve meslektaşlarımız adına teşekkür ediyoruz. Mesleğimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

            Belgeler ve yasa tasarısı;

https://yeniyasa.yok.gov.tr/files/3a56bf30113f3374cf32ff8907ff3de8..pdf

http://www.abveteriner.org/dosyalar/uzman.doc



Doğuma Yakın İnek ve Buzağıda Dikkat Edilecek Noktalar



         Buzağıların sağlıklı doğması ve büyümesi için en önemli faktörlerden birisi doğum öncesi annenin iyi bakım besleme ve barınmasından geçer. Bakım beslemede şekillenen olumsuzluklar öncelikle gebe düvede olumsuzluklara yol açmakla kalmayacak aynı zamanda abdomende şekillenmekte olan yavrunun da gelişmesini doğrudan etkileyecektir.


         Peki sağlıklı bir yavru almak ve ineğimizin verim süresini nasıl artırabiliriz sorusuna nasıl cevap verebiliriz!

         Bu sorunun cevabı önce kuru dönem dediğimiz gebe düve-ineğin doğuma 2 ay-50 gün kala süt alımının kesilmesi ile baslar. Kuru dönem son dönemde aşırı büyümeye başlayan buzağının gelişmesi için gerekli maddelerin anne tarafından karşılanması için olmazsa olmazdır. Kuru dönemde sağımdan çıkarılan inekler bu dönemde farklı besleme yöntemleri ile beslenerek bu dönem de ihtiyaç duyduğu vit-minareller böylelikle karşılanmaya sağlanmış olunur.


         Buzağı doğum sırasında mümkün olduğunca müdahale edilmemeye çalışılır ki yavru zarar görmesin. Yavruya yapılan her türlü uygulama yavrunun yanı sıra sığıra da zarar vermektedir. Yavruya yapılan manipülasyonlar sonucu yavru kanalı yani yavrunun geldiği doğum kanalı uterus vagina da yaralanmalara kanamalara neden olur.


         Yaralanmalar inekte sepsise hastalanmaya neden olur ve bu da ineğin verim dönemine geç girmesine ve süt veriminde düşüşe neden olur. Söyle ki sağım döneminde pik verime ulaşamayacağı gibi verim dönemi boyunca düşük verim sağlayarak kazançlarda kayba neden olacaktır.


         Yeni doğan yavrular hemen bireysel padoglara alınmalıdırlar. Yavru doğum sonrasında hızlıca anneden uzaklaştırılmalı ve kolostrum (ilk süt) verilmelidir. İlk 12 saatte beslenmesi çok önemlidir. Bu dönemdeki beslenme büyüme ve bağışıklık için üst düzey önem arz etmektedir. Yavrular 50 günlük olduktan sonra sütten kesilmeleri önerilir.


Kolostrum verilmesi ile ilgili bilgiler çok yakında yeni yayınımızda.

50 Yıl Bile Geçse Özgürlük Ağlamaya Değiyor

 
          50 yıllık esarette mutlu son. Hindistan'da kaçak avlanıp 50 yıl eziyet gören Raju adlı fil, hayvan hakları derneği Wildlife SOS tarafından düzenlenen bir operasyonla kurtarılınca ağladı.

           Hindistan'ın Uttae Pradeş bölgesinde 50 yıl önce avlanan Raju, o günden beri zincir altında kurtarılmayı bekliyordu. Ayaklarına prangalar bağlanan, plastik ve kağıt yiyerek hayatta kalmaya çalışan 5,5 ton ağırlığında ki Raju kurtarıldığı an gözyaşlarını tutamayışı Wildlife SOS gönüllüleri tarafından hayranca farkedildi. Raju, sağlık kontrolleri yapıldıktan sonra korunaklı bölgeye taşındı .


           Raju'yu kurtarmak için İngiltere'den yola çıkan 10 kişilik ekip, yanlarına 20 polis alarak bölgeye girdi. Ekibin başındaki Pooja Binepal, kurtarma anını son derece duygusaldı olarak nitelendirdi. Binepal, "Raju 50 yıl boyunca acınacak şekilde yaşamış. Dayanılmayacak bir işkence görmüş. Kurtarma ekibimiz görevini başarıyla tamamlandığında Raju'nun gözyaşlarını görmek bizim için inanılmaz bir deneyimdi. Hepimiz için çok duygusal bir an oldu. Artık özgür olduğunu hissettiği için çok heyecanlıydı. Mutluluk gözyaşlarını hepimiz kalbimizde hissettik." dedi.


HEM AKILLI HEM DUYGUSAL HAYVANLAR

           Binepal: "Filler sadece görkemli hayvanlar değildir. Aynı zamanda son derece zekidirler. Hislerinin kuvvetli olduğu bilimsel bir gerçek. Yarım yüzyıl boyunca yaşadığı büyük işkence gözlerinden okunuyordu. Zincirlerini çözdüğümüz ilk anda nasıl yürüyeceğini bilemedi, çok zorlandı. Ama artık özgürlüğün ne demek olduğunu biliyor ve acı çekmeyeceğinin farkında.


           Raju'nun trajik hayatı önce Hindistan'da bir dava sürecinin başlamasına sebep oldu. Ardından hayvan hakları derneği devreye girdi ve Raju'yu esaret hayatından kurtardı. Fakat Raju'nun bu hale nasıl geldiği tam olarak bilinmiyor. Doğduğu ilk yıllarda annesinin yanından zorla alındığı tahmin ediliyor.


BULDUĞUMUZDA ACINACAK HALDEYDİ

          Binepal'a göre Raju'yu yakalayan avcı, önce yaşlı annesini öldürüp sonra ormana sadece bebek fillerin düşebileceği küçüklükte tuzaklar kurmuş. Yavrular yakalanıp ayakları çivilendikten sonra sahiplerine teslim edilmiş. Raju'nun psikolojik olarak iyi durumda olmadığını belirten Binepal, "Onu çok trajik bir haldeyken bulduk" diyor, "Geceleri yatacak yeri bile yoktu. Yoldan gelip geçen turistlere kendisini kurtarmaları için sabahtan akşama kadar yalvarıyordu. Doğru düzgün beslenmiyordu. Plastik parçaları ve kağıt yiyerek hayatta kalmış. Tırnakları olağanüstü uzundu. Prangalar yüzünden içi çıban ve apse doluydu. Sürekli asfalt yolda yürüdüğü için ayak tabanı da korkunç durumdaydı" dedi.

          Hayvan hakları derneği Wildlife SOS ekibinin ilk işi, Raju'nun karnını doyurmak oldu. Tıbbi tedavisi ve rehabilitasyon süreci tamamlandıktan sonra Raju, yıllar önce kendisi gibi işkence gören Rajesh and Bhola adlı iki filin yanında yaşamaya başlayacak.


Hürriyet

Kraliçenin Kuğusunu Yiyen Türk



İngiltere'de Kraliyet'e ait bir kuğuyu kesip yediği için para cezasına çarptırılan Türk vatandaşı Hasan Fidan sessizliğini bozdu.

İngiltere 'de bir göl kenarında Kraliyet'e ait bir kuğuyu kesip yediği için para cezasına çarptırılan Türk vatandaşı Hasan Fidan bunu ilk kez yapmadığını aynı göle gidip daha önce de birçok kaz ve ördek avladığını söyledi.


İngiliz ve Türk basınında yazılanlara tepki gösteren aslen Denizlili Hasan Fidan, kuğuyu aç kaldığı için öldürdüğü yolundaki haberleri yalanlayarak "Aç kaldığım için değil avlanmak için yaptım. Daha önce kaz ve ördek yakalamıştım. Bir de kuğu avlayayım dedim. Aç kalsam hırsızlık yaparım. Neden kuğu keseyim" diye konuştu.

İngiltere gündemine oturan ve Londra yakınlarındaki Kent şehrine bağlı Tonbridge kasabasında yaşayan 46 yaşındaki Fidan, uzun zamandır işsiz olduğunu ve ara sıra evinin yakınındaki göle giderek avlandığını ve yürüyüşler yaptığını söyledi.



'AYNI GÖLDE HEP AVLANIYORUM'

Görüntü ve fotoğraf vermek istemeyen ancak DHA'nın olayla ilgili sorularını yanıtlayan Hasan Fidan şunları söyledi:

"Ben aynı gölde hep avlanıyorum. Bu ilk kez yaptığım ya da saklı gizli yaptığım bir şey değil. Daha önce de birçok kere kaz ve ördek avlamıştım. Beni avlarken görenler de var. Yaşadığım yerde de bunu herkes biliyor. Burada herkes beni tanıyor. Bu defa da kuğu avlamak istedim. Başıma bunlar geldi. Kuğu ların İngiliz Kraliyeti'nin malı olduğunu bilmiyordum. Kuğuları kesmenin suç olduğunu da bilmiyordum. Bu yüzden beni gözaltına aldılar. Zaten mahkeme sonuçlandı. Cezam neyse ödeyeceğim."


'POLİS 'LEZZETLİ MİYDİ' DİYE SORDU'

Olay günü yaşananlar ile ilgili Fidan şöyle konuştu: "O gün bir kuğuyu yaşadığım yere yakın olan Bennett Gölü'nde yakaladım. Keserken bir balıkçı fotoğraflarımı çekti. Fotoğrafımı çektiğini de gördüm. Daha önce de çekmişlerdi. Ardından polis geldi. Çekilen fotoğraflardan beni tanımış. 'Bir kuş kestin mi' diye sordular. Ben de 'Evet' dedim. 'Çok aç olduğun için mi kestin' diye sordular. Ben de 'Hayır tadını merak ettim' dedim. Sonra beni tutuklayıp karakola götürdüler. Sorgulandım. Aynı gün serbest bıraktılar. Sonra mahkeme tarihi verildi. Daha sonra polis evime gelip buzdolabında sakladığım etleri aldı. 'Lezzetli miydi' diye sordu. Ben de 'Evet' dedim. Savunma için tarafıma avukat verildi. İkinci mahkemenin sonunda toplam 215 sterlin para cezasına çarptırıldım."

İngiliz gazetelerinin de evine gelerek kendisiyle röportaj yapma tekliflerini geri çevirdiğini ve artık bu konu hakkında konuşmak istemediğini söyleyen Fidan, bu olayda artık konuşulacak bir şeyin olmadığını yaptığından dolayı üzüntü duyduğunu ve para cezasını ödeyeceğini söyledi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müjdeyi Verdi


           Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tarımsal destekleme ödemeleri kapsamında buzağı desteklemelerini üreticilerin hesabına aktardığı belirtildi. Manisa Süt Üreticileri Birliği adına Veteriner Hekim Ulvi Murat Tunca, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tarımsal destekleme ödemeleri kapsamında buzağı desteklemelerinin üreticilerin hesaplarına 30 Mayıs 2014 tarihi itibariyle yatırıldığını söyledi.

           Tunca konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Kanuni kesintiler yapıldıktan sonra net destekleme tutarları üyelerimizin şahsi hesaplarına yatırılmıştır, 30 Mayıs tarihi itibariyle hak edişi olan üyelerimiz hesaplarından yatan desteklemeleri çekebilirler” dedi.

           Hayvan yetiştiricilerin desteklemelerden yararlanabilmeleri için dikkatli olmaları gereken konuların üzerinde hassasiyetle durmalarını isteyen Tunca, “14 aylık ve üzeri sığırlarına aynı ırktan suni tohumlama yaptıran yetiştiricilerimiz, uygulayıcı veteriner hekimden mutlaka suni tohumlama belgesi talep etmelidir. Suni tohumlamadan doğan buzağıların küpelenmesi işlemleri de doğumdan sonra 20 gün içerisinde yapılmalıdır. Yetiştiricilerimiz hem sağlık açıksından, hem de destekleme açısından kesinlikle brucella aşılarını yaptırmalıdırlar” dedi.

İshal Etkenleri Coccidiosis ve Cryptosporodiosis Ayırımı ve Tedavisi


          Cryptosporodiosis ve Coccidiosis kuzu, oğlak ve buzağılarda ishalle neden olan önemli hastalıklardandır.
Bu hastalıkların diğer ishale neden olan etkenlerden farkı tedavide karşımıza çıkıyor. Klinik olarak aynı bulgular görülse de farklar şunlardır.

Cryptosporodiosis

         Hastalıkları ayırmada önemli kriter hayvanın yaşıdır ve ishalin şeklidir. Bu hastalığımız 9-14 günlük yaştaki hayvanlarda gözlenen ishal (ishalin karakteri ise hafif-orta şiddette, sarı, sarı-kahverenkli,mukus içeren,krema niteliğindedir) bu hastalığı düşündürür.





Coccidiosis

         Bu hastalık özellikle 1 aylıktan büyüklerde gözlenir ve 8 aylık yaşa kadar olanlarda şekillenebilir. Coccidiosis ' te gözlenen ishalin özellikleri ise; aniden başlar, kötü kokuludur, sulu, kan ve mukus içerebilir ve sürekli devam eden ishal söz konusudur. Bu hastalıkta rectum prolapsusu şekillenebilir.

Bu hastalıkların tedavisi için lütfen Veteriner Hekiminize danışın.

Kuzu ve Oğlak Bakımında Nasıl Bir Yol İzlemeli


           Ülkemizde kuzu ve oğlak kayıplarının yaşandığı dönem genellikle ilk 2 haftalık neonatal dönem ancak ölümler 4 aylık yaşa kadar sürebilmekte. Ölümlerin kesin teşhisi için virolojik muayeneye ihtiyaç olup zaman almaktadır.

           Kuzu ve oğlaklarda görülen ishal bize hastalık hakkında tanı için önemli bir ipucu olup buna göre tedavi protokolünü seçebiliriz. Öncelikle ishalden ve semptomlardan tanıya nasıl gideriz onu öğrenelim.

          İshale neden olan başlıca hastalıklarımız colibasilloz, kuzu dizanterisi, enterotoksemi, salmonella, adeno-rota viral enfeksiyonlar, cryptosporodiosiz ve coccidiosiztir. Önceliğimiz bu hastalıkların tedavisiyle uğraşmak değil hastalıkların hayvanlarımıza bulaşmasınız engellemek olmalıdır. Doğru ve bilinçli yapılan bakım-besleme ve ağıl dezenfeksiyonu ile hastalıkların hayvanlarımıza bulaşmasının önüne geçebiliriz.

          Biz hayvanlarımızı iyileştirsekte şunu bilmeliyiz ki hiç hastalığa yakalanmamış bir kuzu ve oğlağın erişkin dönem verimi ile hastalığa maruz kalmış bir kuzu-oğlağın erişkin dönem verimi arasında en az %20 gibi bir yaşam boyu verim kaybı vardır. Yani bir koyun yada keçiden alacağımız et ve süt 100 değil 80 buda bize maddi zarar olarak dönüyor. O yüzden hayvanlarımızı mümkün olduğu kadar hastalıktan korumalıyız.

          Hayvanlarımızı hastalıktan korumak için neler yapabiliriz. Eğer şartlarınız iyiyse ve fazla yeriniz varsa hasta kuzu ve oğlaklarınızı ayrı yerde konaklandırınız. Aksi taktirde dışkısı ve temas yoluyla hastalığı diğer kuzu-oğlaklara bulaştıracaklardır. Yavru bakımlarında hastalara farklı kıyafet ve alet ekipmanla yaklaşmalı biberondu su kaplarıydı yemlikti bu gibi ortak kullanılan karışabilecek ekipmanlarla hastalığı sağlıklı yavrulara bulaştırabilirsiniz. Eğer farklı kıyafet ve ekipman kullanmıyorsanız bakım besleme sırasında sağlıklıları öncelik vererek hastalık etkenlerini hasta yavrulardan sağlıklara geçmesini minimun düzeye düşürmüş olursunuz.


Her şeye rağmen bir şekilde hastalığa yakalanan hayvanlarımız olabilir. Peki hasta hayvanlarımıza nasıl bir tedavi uygulayacağız.

Öncelikle dışkı muayenesi ve klinik bulgulardan hastalığımızı belirleyecek ve koyduğumuz tanıya göre tedavi uygulayacağız. İshalde tedavinin amacı etkenlerin oluşturdu ishali ve semptomları gidererek yavrunun sağlığını geri kazanmaya çalışırız. Bunun için birçok hastalıkta tedavi protokolümüz aşağıdaki uygulamalardan uygun olanı seçerek yaparız


Ağız yoluyla uygulanacak tedavi;
1-Amoksisilin+klavulinik asit 12.5 mg/kg dozda günde 2 kez uygulanabilir
2-Trimethoprim+sulfonamid 30-40 mg/kg doz tercihinin aralığından günde 1 veya 2 kez
3-Neomisin 10-20 mg / kg doz aralığından günde 2 kez
4- Enrofloksasilin 2.5 mg/kg günde 1 kez uygulanabilir.

Yukarıdaki antibiyoktik uygulamalarından biri tercih edilir ve yanında destek tedavi olarak sıvı-elektrolit dengesini sağlamak için serum verilebilir. Serum vermek için hayvanın durumu, dehidrasyon derecesi, depresyon varlığı ve genel durumuna göre karar verilir.


Verilecek sıvıyı Veteriner hekiminizden aldığınız bilgi dışına çıkmadan yapmalısınız. Aksi takdirde kaş yapalım derken göz çıkartabilirsiniz.

Ne olursa olsun internet bilgileri ne kadar doğru olursa olsun her geçen gün yeni hastalıklar ülkemize gelmekte bildiğimiz semptomlar ile bize var olan hastalıkları düşündürebilmektedir. Bu yüzden en doğru tedavi yapmak için Veteriner hekiminize başvurarak kuzu ve oğlaklarınızı tehlikeye atmayın. Bu mesleğe gönül vermiş ve hayvancılıkla uğrasan tüm emekçilere kolay gelsin. Hayatta ve çabanızda başarılar..