SU ÜRÜNLERİ VE BESİN HİJYENİ

(Elazığ'dan güzel bir kare)

Türkiye'de balık protein ihtiyacının giderilmesinde sadece yüzde 3'lük paya sahip. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Ulusal Gıda ve Beslenme Strateji Grubu raporunda, Türkiye'de insanlar enerji ve protein ihtiyaçlarını daha çok tahıl ve kırmızı et tüketimiyle karşılıyor. Enerji ihtiyacının yüzde 52'sini tahıl ve tahıl ürünleri, yüzde 4'ünün et ürünlerinden karşılandığı Türkiye'de, protein ihtiyacının da yüzde 55'i tahıl, yüzde 10'u da et ürünleri tüketimiyle sağlanırken, balık neredeyse beslenmede hiç yer almıyor.
 
TÜRKİYE‘DE ÜRETİM
Avcılıkla; ~600 bin ton, İç sularda ve Denizde kafes balıkçılığı ~ 100 bin ton balık
2000 yılında Avrupa’da halkın %86 oranında deniz orijinli, %11 oranında ise kültür orijinli balık tükettiği tespit edilmiştir. 2002 yılında ise bu oran %14’e ulaşmıştır (Girard, 2004). Fransa’da balık tüketimi üzerinde yapılan anketlerde çipura ve levrek gibi kültür orijinli balıkların oranı 1996 yılında %8 iken,
1999 yılında %12’ye,
2001 yılında %38’e ve
2003 yılında da %40’a yükselmiştir.


Oysa 2002 yılı istatistik kayıtlarında bu oran % 60 olarak gerçekleşmiştir (Girard&Paquotte, 2003).
Günümüzde dünya balık tüketimi ortalaması kişi başına 15-16 kg olup; AB ülkelerinde kişi başına balık tüketimi 22 kg

İtalya’da 24.6 kg                         Fransa’da 31.2 kg

İspanya’da 44.7 kg                               Japonya’da 70.6 kg

Uzakdoğu Kiribati adasında 78 kg                         İzlanda’da ise 91 kg

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin kişi başına balık tüketimi açısından denizi olmayan ülkelerin bulunduğu Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden hayli geride. Türkiye’de balık tüketimi ortalaması 1995 yılında kişi başına 9.75 kg iken, son yıllarda bu oran  7-7.5 kg’a düşmüştür.

FAO kayıtlarına göre;
Türk halkı çok az veya hiç balık tüketmeyen ülkeler arasında sayılıyor.
Bunun en büyük nedeni, avcılıktan sağlanan deniz balıkları miktarının sabit rakama oturması (daha ötede dönem dönem azalma eğilimi) ve buna bağlı olarak da bu açığın kültür balıkçılığı ile kapatılamamasıdır.

AB ortalamasına ulaşabilmek için tüketimin 1.53 kat artırılması gerekmektedir.
Ayrıca, ülkemizde Avrupa Birliği’ne dış satımı yapılan tek et ürününün balık olduğu düşünüldüğünde tüketicilerin bu ürünü güvenle tüketmeleri konusunda herhangi bir sorun bulunmamaktadır.
Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)tarafından yapılan tespite göre, Türkiye bu sektörde en hızlı büyüyen 3. ülke.

Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder