Eurovision Hakkında Bilmediğimiz Neler Var?

Yine bir Eurovision dönemi geldi çattı sevgili okuyucular!
            Eurovision ismi ilk olarak 1950'lerde, EBU'ya (Avrupa Yayın Birliği) bağlı olan kurumların birbirleri ile yayın alışverişi yapmak amacıyla ortaya atılan bir ağ paylaşım sistemi olarak hayata geçirilmiştir. Şarkı yarışması fikri, 1956 yılında Fransız televizyonu ORTF'nin Başkanı Marcel Bessentsant tarafından ortaya atıldı. Yarışma, Avrupa Yayın Birliği'ne üye ülkeler arasında pop müzik alanında özgün eser üretiminini teşvik etmek, program alışverişini sağlamak, teknik bağlantıları kontrol etmek ve geliştirmek, ortak bir kültür ortamı sağlamak amacıyla, ilk defa yedi ülkenin katılımı ile Bresantsant'ın öncülüğünde İsviçre'nin Lugano kentinde Kursaal Tiyatrosu'nda gerçekleşirildi.

Yarısma video kayıtlarını izlemek için tıklayınız
Yarısma görüntüleri için tıklayınız
             Yarışma fikrinin doğmasına etki eden diğer bir faktör ise o dönemlerde gerçekleştirilen geleneksel San Remo Şarkı Festivali olmuştur. Söz konusu yarışma festivale alternatif olarak düşünülmüştür. 24 Mayıs 1956'da gerçekleştirilen ilk gecede Hollanda, İsviçre, Belçika, Almanya, Fransa, Lüksemburg ve İtalya ikişer şarkı ile yarıştılar ve İsviçre'den Lys Assia, "Refrain" adlı şarkı ile ilk Eurovision birincisi olarak tarihe geçti. 1958 yılında kazanan ülkenin bir sonraki yarışmada ev sahibi olması kuralı başladı. 1985 yılında yarışma ilk kez uydu aracılığı ile tüm dünyada yayınlandı.1997'de ilk kez uygulamaya konulan ve 2003 yılından itibaren de yarışmaya katılan tüm ülkeler için zorunluluğu olan televoting uygulaması başlandı. 2004'ten itibaren yarışma 2 aşamalı oldu. İkinci aşama olan büyük finale, önceki yılın en başarılı 10 ülkesi ile birlikte EBU tarafından 4 büyük olarak öngörülen ülkeler doğrudan katılmakta, finale kalan diğer şarkılar ise yarışmanın birinci aşaması olarak görülen yarı final gecesinde belirleniyor.
                Dünya müziği açısından bir gıdım önemi olmayan bu şarkı yarışması, Türkiye'nin değer yargılarındaki değişimi göstermesi açısından ilginçtir!
                Bir zamanlar hem toplumun, hem yansıması olarak medyanın yaptığı "Politik işler dönüyor, düşmanlar bize oy vermiyor, haksızlık yapıldı, Türkün Türk'ten başka dostu yok!" muhabbetleri, bu ülkenin doğal, tarihi, kültürel, turistik, bütüüün değerlerini dört dakikalık bir video kliple dosta düşmana anlatmaya çabalama dönemi, 90'lardan itibaren gittikçe gülünç hale gelmeye başladı.
               Aslına bakarsanız artık dünyanın "medeni" tarafında "ayıp" kabul edilen sivri kamplaşmalar, "dışlamalar" o yıllarda gayet normal görünüyordu.
              Yunanistan bize puan vermezdi, Fas 12 puanı çakardı, vesaire. "Barış, dostluk, duvarların kalkması, Moskova'ya Dior mağazasının açılması ve o gün izdiham yaşanması (!), "Salak mıyız biz, ne düşmanlığı, gelin birlikte ticaret yapalım" dönemi, Eurovision'u da kah "zeytin dalı uzatma yarışması", kah gerçekten müziklerin yarıştığı bir platform haline getirdi. Şarkıların çoğu hala berbat olsa da!
               Bu esnada Türkiye de çok değişti. Örneğin Avusturya, son 30 yıldır, elemanlarının hepsi bir panayırdan geliyormuş gibi görünen kıyafetler, hafif kartlaşmış nemrut suratlı kadın şarkıcılar ve içler acısı şarkılardan öteye geçemezken, Türkiye 70'li 80'li yılların "İşteee Operaaaa" döneminden, sanki Madison Square Garden'da konser vermeye giderken nezaketen Eurovision'a uğramış gibi duran, birinci sınıf sanatçı ve şovlara (bakınız Sertab Erener, bakınız Athena) "çağ atlayıverdi" 10-15 yılda. (Geçen seneyi yaşanmamış kabul ediyorum tahmin ettiğiniz gibi!) Hani o Avusturya'nın, İsviçre'nin, biri 70'lerin disko kraliçesi, biri bahçıvan, biri prenses, biri bilmem ne gibi giyinmiş kaknem kadınlarından oluşan, parmaklarını şıklatıp sağa sola sallanarak tahammülü zor şarkılar söyleyen içler acısı müzik grupları, bizimkilere dönüp "Siz nereden düştünüz buraya" deseler yeri! Ukrayna'dan, Litvanya'dan falan hiç bahsetmiyorum bak!



             Yarı final’de yarışacak 34 ülke 7′şer gruba ayrılarak kürelere konulacak ve çekiliş yapılacak. Bu Gruplarda bu sene getirilen uygulama ile birbirine Diaspora ( komşu ülke ) oyu veren ülkeler engellenecek.
* 1. yarı final 25 Mayıs 2010 ve 2. yarı final ise 27 Mayıs 2010′da Telenor Arena’da gerçekleştirilecektir.
* Toplam 34 ülke, her bir yarı finalde 17 ülke olacak şekilde yarı finallerden birinde yarışacaktır.
* %50 halk oylaması ve %50 jüri oylaması sistemi ile yapılacak olan oylamalarda, yarı finalde ilk 10′a girebilen ülkeler, finale yükselecektir.
* Yarışmacıların hangi yarı finalde yarışacağı Şubat ayının ortalarında belirlenecektir. Otomatik olarak finale çıkan ülkelerin hangi yarı finalde oy kullanacağı da Şubat ayında belirlenecek.
* 22 Mart 2010′da yarışmacıların kaçıncı sırada sahneye çıkacakları belirlenecektir.
* Final gecesi, 29 Mayıs 2010′da Telenor Arena’da gerçekleştirilecektir.
* Yarışma kurucuları Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İspanya ile ev sahibi Norveç otomatik olarak finalde yer alacaklardır.
* 25 Mayıs ve 27 Mayıs’ta gerçekleştirilecek olan iki yarı finalden 10′ar ülke finale çıkacaktır. Final gecesi toplam 25 ülke yarışacaktır.
* Final gecesi oylama sistemi 2009′da olduğu gibi %50 halk oylaması ve %50 jüri oylaması ile olacaktır.
* 22 Mart 2010′da yarışma kurucuları ve Norveç’in kaçıncı sırada sahneye çıkacağı belirlenecektir. Yarı finallerden sonra finale yükselen ülkeler kura çekimiyle final sıralaması listesine eklenecektir.

BASARILAR MANGA
BASARILAR SANA EUROVİSİON YOLUNDA
UMUYORUM Kİ HER TÜRLÜ ZORLUĞA RAGMEN
BİRİNCİ OLABİLİRSİN.

Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder